Is Jobless Growth Valid in Turkiye? A Sectoral Analysis of the Relationship between Unemployment and Economic Growth
초록
Bu çalışma, 2000‑2022 yılları arasındaki yıllık verileri kullanarak tarım, sanayi, inşaat ve hizmet sektörlerinin Türkiye’deki işsizlik oranı üzerindeki etkilerini ARDL modeliyle inceler. Kısa vadede sektör payındaki bir birim artışının işsizlik oranını sırasıyla 0.471, 0.680, 0.899 ve 1.383 puan azalttığı, uzun vadede ise aynı artışların işsizlik üzerinde 2.380, 4.057, 1.761 ve 3.664 puanlık daha güçlü düşüşler yarattığı bulunmuştur. FMOLS ve CCR testleriyle sonuçların sağlamlığı teyit edilmiştir. Çalışma, “işsizliği artırmayan büyüme” (jobless growth) kavramının Türkiye’de geçerli olmadığını, ekonomik büyümenin istihdam yaratmada önemli bir rol oynadığını ortaya koyar.
상세 분석
Bu makale, Türkiye’nin 2000‑2022 dönemindeki sektör bazlı gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) payları ile işsizlik oranı arasındaki dinamik ilişkiyi uzun‑kısa vadeli bir çerçevede değerlendirmek için ARDL (Autoregressive Distributed Lag) modelini tercih etmiştir. ARDL’ın seçilmesinin temel nedeni, değişkenlerin kararlılık derecelerinin (I(0) ve I(1)) karışık olması ve aynı zamanda kısa‑ve uzun‑vadeli eşitliklerin tek bir tahmin sürecinde elde edilebilmesidir. Modelde bağımlı değişken olarak işsizlik oranı, bağımsız değişkenler ise tarım, sanayi, inşaat ve hizmet sektörlerinin GSYİH içindeki payları alınmıştır.
Kısa vadeli bulgular, her bir sektörün payındaki bir birim artışın işsizlik oranını istatistiksel olarak anlamlı biçimde azalttığını göstermektedir; özellikle hizmet sektörü (‑1.383 puan) ve sanayi sektörü (‑0.680 puan) etkileri daha belirgindir. Uzun vadeli katsayılar ise bu etkilerin iki‑üç katına çıkmasını işaret eder; sanayi sektörü uzun vadede işsizlik üzerinde en yüksek negatif etkiye (‑4.057 puan) sahiptir. Bu sonuçlar, sektörlerin büyümesinin sadece GSYİH büyümesiyle sınırlı kalmayıp, işgücü talebini doğrudan yönlendiren yapısal bir faktör olduğunu ortaya koyar.
Sonuçların güvenilirliğini artırmak amacıyla FMOLS (Fully Modified Ordinary Least Squares) ve CCR (Canonical Cointegrating Regression) yöntemleriyle ek dayanıklılık testleri yapılmıştır. Her iki yöntem de ARDL bulgularıyla tutarlı sonuçlar vermiş, yani uzun vadeli eşbütünleşme ilişkisi ve katsayıların işaretleri aynı kalmıştır. Bu, modelin spesifikasyon hatası, otokorelasyon ya da heteroskedastisite gibi potansiyel sorunlardan arındırıldığını gösterir.
Makalenin literatür taraması, Okun Yasası, Verdoorn Yasası ve küresel teknolojik dönüşüm gibi teorik çerçeveleri Türkiye bağlamına uyarlamış; sektörel dönüşümlerin istihdam üzerindeki farklı etkilerini vurgulamıştır. Ancak bazı sınırlamalar da mevcuttur. Veri seti yalnızca yıllık gözlem içerdiği için, kısa vadeli şokların (örneğin, 2018‑2020 pandemi etkisi) tam olarak yakalanması zorlaşmıştır. Ayrıca, sektör payları GSYİH içinde yüzde olarak ölçülmüş; bu ölçüt, sektörel verimlilik artışlarını ya da işgücü yoğunluğunu doğrudan yansıtmayabilir. Modelde potansiyel endojenlik problemi, özellikle büyüme ve işsizlik arasındaki çift yönlü nedensellik, ARDL çerçevesinde kısmen ele alınmış olsa da, daha ileri panel veri teknikleri (örneğin, GMM) ile desteklenmesi faydalı olur.
Politika açısından, bulgular Türkiye’nin büyüme stratejilerini “sektör‑odaklı” bir yaklaşımla yeniden şekillendirmesi gerektiğini önerir. Sanayi ve hizmet sektörlerinin işgücü yaratmadaki yüksek etkileri, bu alanlarda yatırım, eğitim‑yetenek eşleştirme ve teknolojik adaptasyon politikalarının güçlendirilmesini gerektirir. Tarım sektörü ise uzun vadede daha düşük bir etki göstermesine rağmen, kırsal istihdamın korunması ve tarımsal verimliliğin artırılması için destek politikaları sürdürülmelidir.
댓글 및 학술 토론
Loading comments...
의견 남기기